Embed

Geleceği sallayacak meslekler

 

Geleceği sallayacak meslekler
 

 

 

 

Kuşkusuz meslek seçimi, insanın hayatı boyunca yapacağı en önemli seçimlerden biri. Meslek tercihi yapan biri hayatın başında aslında daha sonraki ekonomik durumunu, bulunacağı çevreyi de seçiyor. Hangi mesleğin, gelecekte kendisini hangi olanakları sağlayacağını öngörmeye çalışıyor.

Ancak, günümüzde popüler olan meslekler zamanla değerini yitiriyor.

Teknoloji sürekli gelişiyor, pazar koşulları değişiyor, küreselleşme, çevre sorunları, hizmet sektörünün önem kazanması, yaşlı nüfusun artması, bilgisayarın tüm sektörlerde egemenliğini ilan etmesi yeni meslek alanlarını ortaya çıkarıyor. Gelişen teknoloji ile dünya değişiyor. Bugün geçerli olan ve popüleritesi yüksek meslekler yarın önemini yitiriyor. Geleceğin meslekleri neler, öğrenci şimdiden hangi alanlara kaymalı, seçim nasıl yapılmalı? Amerika’daki üniversite ve kariyer sitesi www.getdegrees. com  eğitimcilere sorarak, geleceği sallayacak meslekleri belirledi. İşte onlar:


10-20 yıl sonrasının meslekleri

Bazı mesleklere her zaman ihtiyaç olacak fakat bazıları teknoloji ve bilimdeki gelişmelerle birlikte değişime uğrayacak. Zaman değişip de yeni meslekler doğduğunda bu meslekler için hazır olacak mısınız, işte size fikir verecek bazı bilgiler:

Bilim ve mühendislik

Uzay Turu Rehberi: Yakın zamanda uzayın derinliklerine egzotik geziler başlayacak. Fakat yaşam dışı alanlardan bize rehberlik edecek birilerine ihtiyacımız olacak. Mültimedya uzmanı Richard Branson’ın sahibi olduğu Virgin Galaktik Uzay Turizm şirketi şimdiden rehberlik ve hitabet sanatında yetiştirmek üzere yetenekli kişileri eğitiyor.

Robot Teknisyeni: Robotların yeri hayatımızda gün geçtikçe artıyor. Elbette robotları tasarlamak ve üretmek için de yetenekli kişilere ihtiyaç var. Geleceğin dünyasında teknisyenlerin yeri şimdiden hazır.

Nanoteknolojist: Nanoteknoloji moleküler boyuttaki çalışmaları kapsayan bir alandır ve atomların ayrı ayrı manipüle edilmesi söz konusu. Çok yeni bir alan olan nanoteknolojinin de gelecekte sağlık sektöründen elektroniğe kadar birçok alanda kullanıma geçirilmesi planlanıyor. Çünkü nanoteknoloji şimdiye kadar imkansız gözüyle bakılan birçok projeye hayat verdi.

Simulasyon Mühendisi: 3D teknolojisi akıl almaz bir hızla gelişiyor ve simulasyon yakında neredeyse bütün mühendislik alanlarında ve diğer sektörlerde kullanılmaya başlanacak. Simulasyon Mühendislerinin de geleceği parlak görünüyor. 

Uzay Mühendisleri: Hayallerin gerçeğe dönüşmesi sadece bir an meselesi. Uzayı fethetmemiz, yeni gezegenler keşfememiz, yeni hayatlar ve medeniyetler kurmamız birden gerçekleşebilir. Ve yeni medeniyetin mimarı olmak da uzay mühendislerinin görevi olacak. 

Biyorafineri Ürünleri Müdürü: Petrol sorununu biyoyakıtlarla çözme fikri şu anda gündemde olan bir konu. Biyoyakıt gelecekte daha da önem kazanabilir ve bu iş için de tarlada çalışacak işçisinden tutun da bu ürünlerin araştırmasını yapacak ve yol belirleyecek müdürlere kadar birçok kişi için yeni bir meslek olabilir. 

Tohum Üretim Teknisyeni: Değişen teknoloji hayatımızdaki her şeyi de değiştiriyor hatta tarım bile bugün değişik bir görünüm kazanmakta. Fabrika tarımının artmasıyla birlikte işler de daha fazla uzmanlık gerektirir hale geldi. Büyük şirketler şimdiden, tohum üretimi, dağıtımı ve ülkenin ekonomisinde büyük yer tutan ürünlerin belirlenip ticaretin yapılması için uzmanlar arıyor ve yetiştiriyor.

Teknik Anlatımcı: Robotlar, uzay mekikleri, bilgisayarlar… Her geçen gün gelişen teknoloji ve hiçbiri de kolay kolay öğrenilmiyor. Bu ürünlerin açıklayıcı el kitaplarını yazmak için duyulan kişilere olan ihtiyaç da gün geçtikçe çığ gibi büyüyor. İşte geleceğin mesleği olmaya bir aday daha.

Sağlık

Medikal Robot Programcısı: Bugünlerde yeni teknoloji sayesinde sağlık sektöründe inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Özellikle de sağlık robotlarında. Robotlar şu anda insan kadar iyi olmasalar da çok iyi iş çıkarıyorlar. Fizik terapi için, dış iskelet robotundan estetik robotlarına kadar birçok alanda kullanılan robotlar giderek daha iyi, daha güçlü, daha hızlılar ve robot programcılarına olan ihtiyaç her geçen gün artacak.

Genetik Danışman: Doktorlar genetik alanında testler yaparak bir insanın her özelliğini tahmin edebiliyorlar. Genetik danışmalar da ailelere çocuklarının genetiği ve geleceği hakkında karar vermede yardımcı oluyorlar. Şu anda Amerikan Genetik Danışmalık Kurulu tarafında onaylı 2000 danışman bulunuyor.

Solunum Terapisti: Atmosfer ve soluduğumuz hava ne yazikki eskisi gibi olamayacak. Tıklım tıklım otoyollar, fabrikaların yol açtığı hava kirliliği, stres…v.b astım gibi solunum yolları hastalıkların artmasına ve diğer sağlık sorunlarına neden olacak. Değişik kademedeki teknisyen ve pratisyenler solunum terapisti olmak için şimdiden eğitim almaya başladılar.

Biyobilişimci: Ne zaman yeni bir kara parçası bulunsa haritalar düzenlenir ve yeni dökümanlar çıkarılır. Bu sadece coğrafyada değil biyolojide de aynı şekilde yürür. Yıllardır sürdürülen genetik ve moleküler araştırmaların da bir haritasının çıkarılması gerekir. Bunun için de çalışmaların haritasını çıkaracak, analiz edecek ve 3 boyutlu modellerini çıkaracak çalışmalar yapılması gerekir. Gelecekte biyobilişimcilere olan ihtiyaç da çalışmalarla birlikte artacak. 

Kök HücreAraştırmacısı: Kök hücre araştırması başladığı günden beri etik tartışmalarını da yanında getiriyor. Bilim ilerledikçe araştırmacılar bu etik tartışmalarına son verecek alternatif embriyonik kök hücre buldular. Bundan sonra çalışmaların hızlanmasıyla birlikte, hastalıklara ve genetik bozukluklara tedavi bulunması söz konusu. Bu noktada görev kök hücre araştırmacılarına düşüyor.

İmplant Organ Tasarımcısı: Organ nakilleri yakın zamana kadar sadece bilim kurgu romanlarında ve filmlerinde yer alabilirdi. Oysa şimdi insan kulağı bir farede yetişebiliyor, farenin beyin hücreleri robotlara nakledilebiliyor ve yeni nesil bilim adamları jel ile şekil verdikleri dokuların ekimlerini yaparak sıfırdan implant oluşturmak için organ üretiyorlar. Biyomedikal mühendisliğe geldiğimizde ise sınırlar ortadan kalkıyor, yetenekli bilimadamlarının bir sonraki çığır açan buluşu ne zaman yapacakları merak ediliyor.

Masaj Terapisti: Zaman geçtikçe şehirlerdeki nüfuslar daha kalabalık hale geliyor. Yüksek gökdelenlerin artması ve iş merkezlerinin buralara kayması stresi arttırıyor. Ekonomik durumlar ve şehir yaşamanının stresi daha karmaşık hale geldikçe, stres atmak isteyenlerin sayısı ve dolayısıyla masaj terapisi sektörü de gittikçe yükselmeye başlıyor.

Hemşire: Hemşirelik her dönem en gerekli iş kollarından biri olmuştur, bu nedenle hemşirelerin sayısı asla azalmayacaktır. Hayat devam ettikçe hemşireye ihtiyaç artacak ve modası geçmeyecek bir meslek olara kalacak.

Evde Sağlık Bakım Uzmanı: Nesil giderek yaşlanmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra doğum patlaması yaşandığı zaman doğanlar artık kıdemli birer vatandaş oldular. İşte bu yaşlı nüfusa evde bakacak olan sağlık görevlilerine olan talep de yükselecek. Hem iyi bir refakatçi, hem gündelik işlere yardımcı oluyorlar. 

Eczacı: Eczacılık bir klasiktir. Önümüzdeki 10 yılda eczacıların ve ecza teknisyenlerinin sayılarının yüzde 30 artması bekleniyor. Sağlık sorunlarının artması maalesef sağlık personelinin de artmasına sebep olacak ve şimdikinden çok daha fazla sağlık çalışanı gerekecek. Reçeteleri alıp ilaçları vermek de her zamanki gibi eczacılara düşecek. 

Medikal Kayıt Yöneticisi: Bilgi dünyası sürekli değişiyor ve medikal kayıtlarda digital ortamda tutuluyor. Bu kayıtların digital ortama geçirilmesi burada tutulması ve gerektiğinde digital grafikler çizilebilecek kişilere olan ihtiyacın artmasına yol açıyor. 

Beslenme Uzmanı: Obezite günümüzde sürekli artan bi hastalık. Sadece obezlerin değil kalp hastası, diyabetli ve her sağlıklı insan için de sağlıklı bir diet şart. Gelecekte daha da artacağı düşünülen obezite ve beslenmeye bağlı hastalıların çözümü için neredeyde herkesin bir beslenme uzmanı ya da diyetisyenden yardım alması gerekecek. Dişçi: Dişçilerin ilerde de revaçta olacağını söylemek çok da fütürist bir varsayım değil. Fakat birçok dişçinin emeklilik yaşından önce emekli olması dişçi sayısında bir azalmaya sebep oluyor ve dişçi ihtiyacı da sürekli artıyor.

 

Çevrecilik

 

Organik Besin Üreticisi: Çevre dostu olmak uzun zamandır popüler olsa da, organik besin şu sıralar hiç olmadığı kadar revaçta. Yemek ve içki pazarının yüzde 10’unu kapsayan organik etiketli ürünlere olan talep giderek artıyor. Bu pay arttıkça organik tarım yapan çiftçi, üretici ve bu alanla ilgili olan bilim adamlarına olan ihtiyaç da artacak. Gelecekte organik besin üreticileri de hızla artacak.

Atık Yönetimi Danışmanı: Atık dünyamızdaki en önemli sorunlardan birini teşkil ediyor. Suyumuzu temiz tutmak ve besinlerimizden mikropları uzak tutmak için yeni fikrileri olan, hem biyoloji hem de kimyadan anlayan atık danışmanlarına olan ihtiyaç gitgide artacak. Bunun yanı sıra elektronik atıklardan da kurtulmak için çalışmalar acil ihtiyaçlarımız arasında yer alırken ilgili uzmanlara ve yeni çözüm yollarına gereksinim dağ gibi büyüyor.

Diyetisyen: Akşama yemekte ne var? Gelecekte bu sorunun cevabı çok komplike teknik araştırmalar gerektirebilir. Besin bilimi çok geniş bir alanı kapsıyor. Genetikleriyle oynanmış sebzeler bir yandan, organik sebze meyveler bir yandan pazarda yer almaya çalışırken kimya sektörü de diğer yandan bizi daha sağlıklı ve güçlü yapan yardımcı besinlerle pazara girmeye çalışıyor. Durum böyle olunca herkesin doğru beslenme için bir uzmana ihtiyacı olacağa benziyor. 

LEED Sertifikalı Mimar: Şu günlerde ev inşa etmek ince bir sanat. İnsanlar evleri için en iyisi istiyorlar ve aynı zamanda çevreci de olmasını istiyorlar. Yeni mimarların hepsinin çevreye duyarlı bir şekilde evler inşa etmesi gerekiyor ve LEED de bunun sertifikası. LEED sertifikası alabilmek için çevreye duyarlı ve az enerji harcayan ev projeleri geliştirmek gerekiyor. 

Ekoturizm Gezi Rehberi: Herkesin tatil anlayışı farklı ve şimdilerde yeni bir tatil anlayışı doğuyor. Uluslararası Ekoturizm Topluluğundan yapılan açıklamaya göre ekoturizm, doğanın ve yerel yaşamın korunduğu yerlere yapılan doğa gezilerini kapsıyor. Özellikle doğaya zarar vermeden yapılabilecek işler üzerinde duruluyor. Binaların çevreye olan uyumluluğu ve kültürel dokuya zarar verememek başlıca konuları teşkil ediyor.

 

Dijital

 

Siber Güvenlik Uzmanı: 1990’larda internetin şeytanı olarak görülen hackerlar şimdi siber güvenlik şirketlerinin aradıkları bir numaralı kişiler haline geldiler. Siber güvenlik hızla büyüyen sektörler arasında ve eğer isterseniz siz de profesyenol bir güvenlikçi olabilirsiniz. 

Medya Araştırma Uzmanı: Her işin internet üzerinden yürütüldüğü günümüzde medya araştırmaları bütün sektörlerin araştırma bölümlerinde yer almaya başlayacak. Pazar araştırması yapmak ve web sitelerini google aramalarında birinci sıraya çıkarmak için medya uzmanlarına ihtiyaç her geçen gün artacak. 

Uzaktan Eğitim Danışmanı: Gelecekte okullar da online eğitim vermeye başlayacak. Son yıllarda uzaktan eğitim sektörü hızla gelişiyor. Şu anda çok yeni bir öğretim sistemi olsa da geliştirme çalışmaları gitgide hız kazanıyor ve danışmanlara da yeni işler doğuyor. 

Site Hızlandırma Mühendisi: İnternet şu anda hiç olmadığı kadar hızlı fakat bu daha da hızla olamayacağı anlamına gelmiyor. Her geçen gün daha fazla insan online oluyor ve günlük bilgi aktarımı da her geçen gün artıyor. Hal böyle olunca da interneti hızlı ve verimli kılmak için yenilikler gerekiyor. Bilgisayar mühendisleri de bu açıdan geleceğin aranan adamları olmayı sürdürecek. 

Adli Bilişim Uzmanlığı: Suç da teknolojinin gelişmesiyle birlikte farklı formlar almaya başladı. Bazen bilgisayarlarımızda suça kanıt teşkil edecek bilgiler bulunabiliyor. Hayat bir yandan çevrimiçi devam ederken adli bilişim uzmanları da bilgisayarlarımızı kontrol etmek üzere bekliyor olacaklar. 

Internette Crack (Kırma) Takımı Gönüllüsü: İnternet neredeyse sınırsız bir mecra, ama aynı zamanda da kırılgan. Aslında internetin bütünlüğü bir grup elit programcının ellerinde, bunlar hataları bulabilen, az sayıda internet ağına girebilecek yetenekte ve zarar görmüş donanımsal sektörleri düzeltebilen birikime sahipler. Şimdiye kadar bu görev kolektif düşünebilen gönüllülerin çabalarıyla ilerledi, ama dünya internet hizmetlerine daha bağımlı hale gelmeye başladıkça şimdiye kadar bu hizmetleri bedava yerine getirenlerin gerçek kariyer günleri başlayacak.

İstihbarat Analisti: Dünya terör olaylarının artmasıyla daha güvensiz bir yer olabilir ve geceleri rahat uyumamızı sağlayan istihbarat analistlerine gelecekte daha fazla iş düşecek. Genelde ordu için bazen de özel sektör için çalışan analistlere terör saldırılarına karşı ve dünyanın politik dengesinin sağlığı için gereksinimimiz daha da artacak. 

Gardiyanlar: Dünyanın nüfusü arttıkça suçlar ve suçlular da artıyor. Hapishane sisteminin ise yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Yasalar daha fazla ceza ve daha uzun süre hapis cezaları verirken daha sıkı kontroller gerekiyor. Çalışma bakanlıkları da giderek daha fazla gardiyana kontenjan açmaya başladı bile.. 

Sayısal Finans Analisti: Sayısal finansçılar, finans dünyasının sayısal sihirbazları olarak bilinirler. Hisse senetleri ve bonolarla uğraşmak yerine yatırımcıların daha iyi anlayabilmsei için matematiksel konseptlerle önerilerde bulunurlar. Sayısal finansçıların çoğu ya fizik ya da matematik bölümlerinden mezunlar. 

Sanal Servis İşçileri: İnternet günlük iletişim şeklimizden başlayarak her şeyi değiştirdi. FRP oyunları internette, gece klübünden, spor tesislerine, alışveriş merkezlerine kadar ikinci bir  hayat yarattı.

 

Fütüristten adaylara: Eğitim, sınav sistemi değişemiyorsa, siz değişin

 

 

 

 

 

 

Diplomasında “Ekonomist” yazan, yıllar sonra mesleği ile ilgili adları da, tanımları da kendi bulan ve kendine iş kuran gelecek tasarımcısı, iş avatarı, fütürist Ufuk Tarhan, adaylara tercih öncesi şu önerilerde bulunuyor: 

Teknolojik, yaşamsal koşullarının siber hızla değiştiği; her seviyede ve her şey için ‘analogdan, dijitale’ geçtiğimiz dünyamızda; tüm araç-gereçler, hizmet-servis standartları da dolayısı ile meslekler ve uzmanlıklar da değişmektedir. Buna rağmen okullar, adeta kafalarına gelecekte geçerliliği olmayacak bilgiler tıkıştırılmış milyarlarca insanı işe yaramaz diplomalarla anlamsız bir rekabete salıvermektedir. Tüm dünyada bir diploma spekülasyonu vardır ve artık üniversite diploması bir işe girmek ya da iş edinmek için yeterli değildir. En azından master, doktora beklenmekte, neredeyse herkes profesör olmak için yetiştirilmektedir. Her türlü bilgiye, üstelik de videolarla (pek yakında 3D de standart olacak) ve her yerden, anında, on-line ulaşılabildiği halde; hala çocuklarımızı yıllar süren, öğretmen-sınıf odaklı ortamlarda zapt etmeye, sıralamaya, numaralandırmaya çalışıyoruz. Yazık değil mi? İşlerine yaramayacağı belli bilgileri ezberlesinler diye yaratıcılıklarını, gelecek umutlarını ve yaşama sevinçlerini örselemenin neresine iyi bir eğitim aldı diyeceğiz?

Önemli olan sizsiniz diplomalar değil

Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen çare, istemeyen mazeret bulur. Her ne okursanız okuyun, hangi diplomayı alırsanız alın, eğer bir şeyi gerçekten ister hale gelirseniz onu gerçekleştirecek beceriyi geliştirmenin yollarını da bulursunuz. Mazeret bulan değil, yeniçağın becerikli buluşçusu olun! ‘‘Yerim dar oynayamıyorum, ama, fakat, lakin’’ demeyin. Özgeçmişçi, sözgelecekçi değil; özgelecekçi olun. Hangi okul, bölüm tutarsa tutsun, girin keyifle okuyun. Okul kazanamazsanız hiç ama hiç kafanıza takmayın! Alacağınız veya alamayacağınız o kağıt parçaları ileride hiç önemli olmayacak. Nerede olduklarını bile hatırlamayacaksınız… Önemli olan ve hep de öyle olacak  Sizsiniz. Sakın korkmayın, cesur ve buluşçu olun. Çareler tükenmez, inanç tükenir! Gelecek onu tasarlamanızı ve istediğiniz gibi gerçekleştirmenizi bekleyen esnek bir süreçtir. Kısıtlarınıza, sınırlara değil, onları nasıl aşabileceğinize odaklanın. Daha da ilerlemek isterseniz; fütürizmi inceleyin…

 

Üniversite yöneticilerinin tercih önerileri

 

"Seçeceğiniz üniversitenin mezunlarının iş imkanlarını araştırın"

 

Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (Ege Üniversitesi Rektörü)

 

 

 

 

 

Bu yıl yapılan ÖSYM sınavlarının önceki yıllardan farklı olması nedeniyle sıralama ve puanlamada birtakım farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bunun için adaylar üniversite seçerken şunlara dikkat etsin: Önce okumak istediğiniz üniversiteyi belirleyin Üniversiteyi seçerken: seçtiğiniz fakültenin veya yüksekokulun öğretim kadrosunu, üniversitenin deneyimini, laboratuar ve araştırma olanaklarını dikkate alın Üniversitenin, eğitim/öğretimle ilgili olarak bilimsel alanda ve kamuoyunda kabul edilirliğini ön planda tutun seçtiğiniz üniversitenin mezunlarının iş bulmada tercih edilir olmasını düşünün Üniversitenin konaklama (yurt) imkanları göz önünde bulundurun. ‘‘Boş kalmayayım da bir üniversiteye gireyim’’ düşüncesi yerine, mutlaka üniversitenin imkanları ve eğitim/araştırma politikasını ön planda değerlendirin. Eğitim-öğretim ve donanımlı çağdaş insan anlayışının tamamlayıcı unsuru kültür, sanat spor desteğidir. Bu nedenle Üniversitelerin sosyal, kültürel ve  sportif  faaliyetlerini de değerlendirmede özellikle  dikkate alın.


Puanlarda düşme olabilir

Yerleştirmelerde her yıl sürprizler olabilir. Puanı düşen ya da yükselen bölümlerle karşılaşabiliriz. Kontenjan artışı ile birlikte 400 bini aşkın 4 yıllık program oldu. Bu kadar kontejnanın olduğu bir yerde mutlaka sürprizler (özellikle vakıf üniversitelerinde) olacak. 

Bu yüzden geniş bir yelpazeden tercih yapın. Ortalama ve tam yapan adaylara bakılınca puanlarda düşüş olabilir. Rahatlıkla ilk 4-5 tercihinizi idealinizde olan çok yüksek puanlı yerlere ayırın. 

2 yıllık tercihlerde öncelik meslek liselerinde

Cihan Yeşliyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)


 

 

 

 

 

Bu yıl YGS puan türüne göre öğrenci alan 4 yıllık yükseköğretim programlarının başarı sıralarında yüzde 10 ile yüzde 20 arasında düşme olabilir. Örneğin 40 bininci başarı sırasında öğrenci alan Okul öncesi Öğretmenliği Bölümü bu yıl 44 bin ile 48 bin arasında öğrenci alabilir. Elbette bu yorum her bölüm için geçerli olacak diye bir koşul yok. Arz ve talebe göre değişebilir. 2 yıllık tecrihlerde her ne kadar öncelik meslek liselerinde olsa da son yıllarda yaşanan üniversite ve kontenjan artışı nedeni ile genel lise mezunu öğrencilerin 2 yıllık tercihlerine girmesinde bir avantaj getirebilir. Özellikle üniversitelerin ilçe merkezlerinde bulunan Turizm, Pazarlama, İşletme, Elektrik gibi bölümleri genel lise çıkışlı adayların yerleştiğini geçen yıl gördük. Bu yıl da aynı durum tekrarlanacak diye düşünüyoruz. Öğrenciler kendi alanlarının devamını tercih ederken OBP’lerine göre yerleşecek. Örneğin lisedeki alanı bilgisayar olan öğrenci Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nü tercih ettiğinde OBP’sine göre yerleşecek. Ayrıca diğer tüm adaylar 2 yıllık bölümlerde alan dışı tercih yaptıkları için 0,12 AOBP’li puanlara göre liste hazırlayacak ve 2 yıllık tercihlerde başarı sırası değil, puanı baz alacak. Öte yandan özellikle Sağlık Bilimleri (tıbbi görüntüleme teknikleri, ilk ve acil yardım gibi) ile Bilgisayar Programcılığı, Çocuk Gelişimi Bölümlerinin kontenjanlarının meslek liseleri tarafından doldurulacağını ve genel lise mezunlarına kontenjan açığı kalmayacağını düşünüyorum. 


Tercih Yorumu: 2011 ÖSYS sonucunda oluşan LYS puanlarında 2010 puanlarına göre yaşanan düşüşün en fazla olduğu puan türü TS. Adayımızın TS-1 puanı 467,593 ve başarı sırası da 1540. Ancak aynı başarı sırasına sahip adayın geçen yılki puanı 480,649.Yani 480 taban puanlı bir programın bu yılki taban puanı 467 olacak demektir.Adayımız ilk 9 tercihini isteklerini ve tercih eğilimlerinde oluşabileceğini düşündüğü değişikliği öngörerek yapmış. Ancak bu kadar büyük değişim yaşanması pek beklenmemelidir. 10. tercihinden itibaren sıralanan programlara yerleşebilir. En kötü olasılıkla da ancak 19. sıradaki tercihine kadar düşebilir.Büyük bir ihtimalle 10-11 veya 12. tercihlerine yerleşebilir.

 

 


TERCİHLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ

- Genel lise mezunuyum. 2 yıllık bir bölüme yerleştiğimde bir sonraki yıl puanım düşer mi?

2 ya da 4 yıllık herhangi bir bölüme yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız programları hariç) bir sonraki yıl AOBP’niz yarı yarıya düşer.

- Özel Yetenek Sınavı’nı kazandığım ve okumaya başladığım takdirde gelecek sene tekrar sınava girdiğimde puanım düşer mi?

Özel Yetenek Sınavı’yla da olsa bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız bölümleri hariç) Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’nız yarı yarıya düşer.

- Açıköğretim Fakültesi’nde bir bölüm kazananlar ek yerleştirmeye başvurabilir mi?

Açıköğretim Fakültesi’nin İşletme, İktisat gibi kontenjansız bölümlerini kazananlar ek yerleştirmeye de başvurabilirler.

- Tercih yaptığım halde yerleştirilmezsem seneye puanım düşer mi?

Tercih yapmak puanı düşürmez. Burada önemli olan bir yükseköğretim programına yerleştirilmektir. Açıköğretim Fakültesi’nin kontenjansız bölümleri hariç bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde, ister kayıt yaptırın ister yaptırmayın, AOBP katkınız yarı yarıya azalacaktır.

 REKTÖRLERDEN TERCİH TÜYOLARI

"Üniversite adaya huzurlu bir ortam sağlamalı"
 
Prof. Dr. İbrahim Özen (Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü) 


 

 

 

 

 

 

 

Üniversite adayları için en kritik süreç tercih dönemidir. Bu önemli karar süreci sadece adayı değil, ailelerini de doğrudan ilgilendirmektedir. Üniversite sayıları dolayısıyla seçeneklerin arttığı günümüzde doğru rehberlik çok önemli. Öncelik meslek seçiminde olmalı. İnsanların sevdikleri işlerde daha çok başarılı olduğu gerçeği unutulmamalı, adaylar mutlaka sevecekler mesleklerin ◊ eğitimini almaya, yeteneklerine uygun, benimseyecekleri işi yapmaya yönlendirilmeli. Meslek seçimi yapıldıktan sonra kritik ikinci aşama eğitimin alınacağı üniversitenin tercihidir. Seçilen üniversiteden iyi bir mesleki eğitim vermesi, adayın kişisel gelişimine katkı yapması ve huzurlu, rahat bir ortam sağlaması beklenmelidir. Verilen eğitim-öğretimin uluslararası tanınırlığı (bölümlerinin akredite olması, Diploma Eki verebiliyor olması, Avrupa Kredi Transfer Sistemine dahil olması, ulusal ve uluslararası öğrenci değişim programlarına açık olması gibi), bölümlerinde yeterli ve kaliteli öğretim üyelerinin görev yapması ve alt yapı (sınıf, laboratuvar gibi) olanaklarının güçlü, mezunlarının tercih ediliyor olması iyi bir mesleki eğitimin en önemli parametreleridir. Öğrencilerin ders dışı zamanlarını geçirecekleri, iletişimde ve etkileşimde başarıya götürecek sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri olanakların varlığı tercihleri etkileyebilecek faktörlerden olmalıdır. Ulaşımının kolay olduğu, huzurlu, yaşama standartlarının yüksek ve rahat bir kente konuşlanmış, beslenme ve barınma sorunlarını çözmüş güzel bir kampus alanına sahip olmak tercih edilebilir bir üniversiteyi tarif etmektedir. Öğrenciler tüm bu kriterleri üniversitelerin web sayfalarından kontrol ettikten sonra tercihlerini yapmalarında fayda var...


ÖĞRENCİDEN

"Hayal gücüne güvenenler ve iletişim becerisi olanlar için ideal"

Yağız Basgıcılar (İTÜ Endüstriyel Tasarımı Bölümü 1.sınıf öğrencisi)

Zanaatkarlığın çoktan rafa kaldırıldığı ve çoğu ürünün fabrika şartlarında seri üretimle üretildiği günümüzde piyasaya çıkacak her ürünün arkasında endistriyel tasarımcı veya tasarımcılar grubunun emeği vardır. Yeni bir ürünün ortaya çıkışı için geçen problemin belirlenmesinden üretime kadar olan süreçte her ne kadar mühendisler ve ilgili kişiler de kendi uzmanlık alanında destek verseler de endüstriyel ürün tasarımcısı sürece en hakim ve bu süreci yöneten kişidir. Her gün ortaya yeni bir ürün çıkıyor. Cep telefonu, bilgisayar, araba, mobilya vs. Sadece bunların değil diş fırçası, saksı, çoklu priz, çaydanlık gibi ürünlerin de arkasında birer tasarımcı vardır. ◊ Elinize aldığınız mobilya setinin içindeki kılavuzu bizler hazırlarız. Tasarım aslında büyük güç. Ürünlere bir anlam yükleyerek, kitleleri harekete geçirecek akımlar tasarım vasıtasıyla başlatılıyor. Mesleğimizi henüz pek kimse tanımıyor. Ama ben dünyaya yenidern gelsem bu bölümü tercih ederdim. Bölümümden çok memnunum ve gelecek için çok umutluyum. Bu bölümü isteyenlerin iyi düşünmesi, hayal gücüne güvenmesi gerekiyor. Bu meslek çok yünlü ve yaratıcı olmayı gerektiriyor. İnsan ilişkileri, iletişim becerileri ürün tanıtım esnasında çok işe yarıyor. Tasarımcının araştırmacı olması gerekiyor. Gözlem yeteneğinin çok büyük faydası var. Sanatsal yetenekler de çok işe yarıyor.


"Gelecek Mekatroniğin olacak"

Çağıl Gürbüz (Üniversite adayı)

Günümüz artık teknoloji çağı. Yani hayatımız düzenlerimiz makinalara, bilgisayarlara bağlı. Benim görüşüme göre gelecek makinalara ve bilgisayarlara sözünü geçirebilenlerin olacak. Bu yüzden ben Mekatronik Mühendisi olmak istiyorum. Bu meslekten beni Ar-Ge çalışmalarında sözümün geçeceği bir konuma getirmesini umuyorum. Bana gerekli bilgiyi en azından benim kendi bireysel çalışmalarım ile üstünü rahatlıkla doldurabileceğim bir altyapı vermesini istiyorum. Mesleği tercih etmek istememde gelişen teknoloji ve bu konuda yetkin insanların olmasının önemi etkili oldu.

MESLEKLERİ TANIYALIM

Yeni mühendislik dalı: Mekatronik Mühendisliği

Makine Mühendisliği ve Elektrik Mühendisliği gibi iki yerleşik mühendislik dalı ile Bilgisayar ve özellikle Yazılım Mühendisliği’ni kaynaştırılmasına dayanan yeni bir mühendislik tasarımı yaklaşımı. Mekatronik Mühendisleri tasarım ve üretim yapan her türlü sanayi kuruluşunda, araştırma merkezleri, AR-GE birimleri ve fabrikalarda çalışabilirler. 

Özgün tasarımlar üretenler için ideal: Moda Tasarımı

Bu bölüm hazır giyim ve moda sektörüne çağdaş, yaratıcı ve özgün tasarımlar üretebilen öncü fikir sahibi bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. Adayların kültürel, sanatsal ve teknik açıdan kendini yetiştirmeyi hedefleyen bireyler olması bekleniyor. Mezunlar hazır giyim ve aksesuar işletmelerinin yanı sıra kendi açtıkları işyerlerinde çalışabilir.

Eşyanın üretimine merak saranlara: Endüstri Ürünleri Tasarımı 

Endüstri alanında üretilmesi düşünülen herhangi bir eşyanın veya bir gıda maddesi gibi tüketilecek bir ürünün biçiminin nasıl olacağı, nasıl bir ambalajla sunulacağı, eğer bir eşya ise hangi hammadelerin kullanılacağı, ne gibi süreçle üretileceği, kullanışlılık, estetik, ergonomik yönler göz önüne alınarak belirlenmesi konusunda eğitim veriliyor.

Bilginin depolanıp verimli kullanılmasını öğretiyor: Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği

Bilginin üretilmesinde ve depolanıp verimli kullanılmasında, bilgisayarlardan yararlanmayı sağlamak, bilgisayar kullanımını yaygınlaştırıp, gençlere öğretmeyi hedefler. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ortaöğretim kurumlarında çalışmak isteyenler devlet memurluğu sınavına girip yeterli puanı almak zorundalar. Yazılım firmalarında program yürütücüsü ve geliştiricisi olabilir, bilgisayar firmalarında görev yapabilirler.

Mekatronik Mühendisliği 

Okul Adı                 2010 Taban Puanı         2010 Başarı Sırası 

Yıldız Teknik Ünv.      502.625                          15.500 
Fırat Ünv. (İ.Ö.)        369.532                          105.000

Moda Tasarımı

Okul Adı                 2010 Taban Puanı         2010 Başarı Sırası

Anadolu Ünv.           408.210                           144.000 
Giresun Ünv. (İ.Ö.)   363.581                           289.000

Endüstri Ürünleri Tasarımı 

Okul Adı                 2010 Taban Puanı         2010 Başarı Sırası 

ODTÜ                      504.676                          14.600 
Gazi Ünv.                 469.030                          31.600

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği 

Okul Adı                  2010 Taban Puanı        2010 Başarı Sırası 

Boğaziçi                    464.762                         47.000 
KTÜ (Uzak. Eğitim)     365.686                         184.000


Puan değil başarı sırasına göre tercih yapın

LYS sonuçlarına bakınca soru çözüm ortalamaları incelendiğinde Edebiyat testinde ciddi düşüş göze çarpıyor. Aynı şey Tarih ve Biyoloji testlerinin ortalamaları için de geçerli. Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Cihan Yeşilyurt, TM alanında tercih yapacak adaylar için Edebiyat testinin çok etkili olduğunu belirtiyor. Yerleşmelerde okul başarısı ve özellikle YGS performansının da etkili olacağını söyleyen Yeşilyurt, “Puanlar yanıltıcı olabilir, başarı sırasına göre hareket edin. Geniş aralıktan tercih yapın. Aldığınız başarı sırasının yüzde 35’inin üstünde başlayıp, yüzde 100’ün altına kadar tercih listenizi oluşturun. Özellikle TM ve TS puan türlerine göre yapılacak tercihlerde yüzde 35 aralığı yüzde 20’lere kadar çekilebilir” diyor.


Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Okul Adı                      2010 Taban Puanı      2010 Başarı Sırası

Hacettepe Üniv.             507.531                       12.500 
M. Kemal Üniv. (İ.Ö)      497.057                       19.300

Hemşirelik

Okul Adı                       2010 Taban Puanı     2010 Başarı Sırası 

Hacettepe Üniv.             447.322                       41.500 
Kafkas                          363.092                       158.000

Ebelik

Okul Adı                       2010 Taban Puanı     2010 Başarı Sırası 

Ankara Üniv.                  358.560                       104.000 
Yüzüncü Yıl Üniv.            342.013                       196.000

 

Meslekleri tanıyalım


Yardımı seven adaylar için

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

 

Bu programın amacı doğuştan veya sonradan herhangi bir şekilde sakatlanan ve hekim tarafından tanısı konup, tedavisi belirlenen hastalara gerekli fizik tedavi ve rehabilatasyon programını planlayıp, uygulayacak sağlık personeli yetiştirmektir. Fen derslerinden başarılı, yardımı seven, hoşgörülü, güler yüzlü ve sabırlı olan adaylara önerilir. Mezunlar hastanelerin fizik tedavi, ortopedi, nöroloji, kardiyoloji kliniklerinde görev alabilir.

 

Tüm sağlık kuruluşlarında görev yapabilirler

 

Hemşirelik

 

Hemşireler, hastalık halinde hekim tarafından belirlenen tedavinin uygulanması, hasta bakımının planlanmasını yapar. Yardımı seven, sabırlı, anlayışlı ve soğukkanlı olup, biyolojiye ilgi duyan üniversite adaylarına öneriliyor. Tüm sağlık kuruluşlarında görev yapabilirler. Hemşirelik temel eğitimine ek olarak öğretmenlik formasyonu olan hemşireler sağlık meslek liselerinde çalışabiliyorlar.

 

Anne adaylarının en büyük destekçisi

 

Ebelik

 

Bu program ana-çocuk sağlığının korunması ve tedavi hizmetlerinin yürütülmesinde görev alacak sağlık personeli yetiştiriyor. Fen derslerinin yanı sıra öğrenciler kadın hastalıkları ve doğum, hasta bakımı ve epidemiyoloji gibi tıp dersleri alıyorlar. Mezunlar koruyucu sağlık hizmetlerinde, çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerinde, doğumevi ve hastanelerin doğum kliniklerinde çalışabiliyorlar.

 

Örnek tercih listeleri

 TABLO -2   TM-3 Puanı : 515,958 Başarı Sırası : 1270  

 

Tercih Yorumu: Belirli üniversiteler ve belirli bölümler seçilerek düzenlenmiş bir liste. Adayın başarı sırası bakımından yaklaştığımızda 3. sıradaki tercihinden itibaren sıraladığı programlara yerleşme olasılığı çok yüksek. Ancak dikkat edilirse vakıf üniversitelerinde burslu programlar ve sosyal bilimler ağırlıklı hukuk gibi programlar daha çok tercih edilmiş. Seçici bir yaklaşımla düzenlendiğini söyleye

biliriz listenin. Adayın 16. tercihinden sonrası ne olur ne olmaz düşüncesiyle ve garanti amacıyla seçilmiş programlar. Çünkü büyük bir olasılıkla 3. ile 10 sıradaki tercihleri arasında bir programa yerleşecektir.

 

Uzmandan öneriler

 

Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları  Rehberlik Koordinatörü) 

Okul türlerine göre sınav puan ortalamalarının hepsinde düşüş var. Tüm puan türlerinde geçen yıla göre 180 puan barajını geçerek tercih yapma hakkı elde eden aday sayılarında azalma göze çarpıyor. Bu verilere bakılınca sınav sistemi ikinci yılında adaylar tarafından daha iyi anlaşılmış. Yani herkes kendisiyle ilgili test ve puanlara daha çok yönelmiş.

 

Rektörlerden tercih tüyoları

 

"Ailenizin sosyo ekonomik durumunu da göz önüne alın"



Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç (Dicle Üniversitesi Rektörü)

Adaylar gerçekten hayli zor ve uzun bir yoldan geçerek tercih yapıyorlar. Mutlaka bir rehbere danışmalarını öneririm. Yapmaktan hoşlanacağınız meslekleri listenize yazın. Çünkü insanlar zevkle, isteyerek ve keyif alarak yaptıkları mesleklerde hem daha başarılı hem de daha üretken olurlar.

Üniversite ve özellikle de alan tercih ederken çok iyi araştırma yapın. Yaşadığımız çağda artık iletişim çok kolay olduğundan, seçilecek üniversite hakkında internet üzerinden bilgi alın, mümkünse o üniversiteye gidip bizzat görün. Tercih sayısı 24’ten 30’a yükseldi. Öncelikle girmek istediklerinizden en üst ve en alt puan dilimine göre  fakülteleri sıralayın. Daha sonra ise, bu fakülte veya yüksek okulları inceleyin. Üniversitenin bulunduğu kent veya ilçenin konumu, seçilen bölümün iş imkânları, üniversitenin eğitim kadrosu, akademik karnesi, sosyal imkanları, uluslararası tanınmışlığı, yurtdışı bağlantıları, öğrenciye sunduğu staj ve uygulama imkanları, kütüphane ve laboratuar imkanları, öğrencinin üretkenliğinin artması için teknolojiyi ne ölçüde kullandığı, sağlık hizmetleri, bilimsel üretkenliği, topluma yaptığı hizmetler, spor, kültür ve sanat etkinliklerini dikkate alın. Ailenizin sosyo ekonomik durumunu göz ardı etmeyin. Kamuoyunda popüler olan belli başlı üniversite veya bölümlere yönelme gibi bir yanlışlığa düşmeyin.

 

Öğrenciden

 

"Yeni başlayan bir hayatın tanığı olmak müthiş bir duygu"



Özge Yüksel (İstanbul Bilim Üniversitesi Ebelik Bölümü 4. sınıf öğrencisi) 

Seçeceğim kariyer konusunda düşünürken sağlık sektörünü tercih ettim. Aslında sağlık sektörü aileme ve yakın çevreme yabancı bir alandı. Ailemizde sağlık alanında çalışan tek kişi ablamdı. 8 yıl önce ebelik yüksekokulunu tercih ederek bana da yeni bir ufuk açmış oldu. Onun bölümünden memnuniyeti ve bana geri bildirimleriyle ben de bölüme sıcak bakmaya başlamıştım. Daha sonra kendi yaptığım araştırmalar sonucunda bu bölümün benim beklentilerimi karşılayacağına inandım. İnsanlık varolduğu sürece türün devamı için ebelik mesleği de varolacaktır. Dünya üzerinde- ki belki de en mucizevi olaya tanıklık eden ebeler çok önemli bir misyon üstlenmişlerdir. Hem annenin, hem de bebeğin sağlığı ebelerin sorumluluğundadır. Bu da ebelik mesleğini yüceltmektedir. Meslek hayatımız boyunca hayata yeni gözlerini açan bebeklerin ellerinden tutmak en büyük mutluluklarımızdandır. Yıllar içerisinde yeni başlayan birçok hayatın tanığı olacağım için heyecanlıyım. Gelecekte ebelik mesleği ile ilgi yasaların çıkartılarak mesleğimizin güçleneceğini umuyorum. Böylece mesleğimiz hak ettiği şekilde tanınarak çalışma alanlarında söz sahibi olacaktır. Bu mesleği seçecek arkadaşlarıma tavsiyem meslek hayatlarının her anlarını iyi değerlendirmeleri ve bu mutluluğun değerini iyi bilmeleridir. Çok az insanın sahip olabileceği anlar ebelik mesleğinin geneline yayılmıştır. Öğrenci arkadaşlarımız bunların farkına varmalıdır ve mesleğini benimsemelidirler.

 

"Türkiye’de fizyoterapistlerin önü açık"

 

Can Bereceli (Doğu Akadeniz Üniversitesi Fizyoterapi Bölümü 2.sınıf öğrencisi) 

Fizyoterapi, son zamanlarda ülkemizde çok revaçta bir bölüm hâlini aldı. Büyük ölçüdeki puan artışı ile Tıp Fakültesi seviyelerine yaklaştı. Hatta adaylardan bazıları, önceliklerini Fizyoterapi olarak belirliyor ve bu tercihleri doğrultusunda üniversitelerini seçiyorlar. Benim bu mesleği tercih etmemde en büyük etkenler yaşadığım ilginç anılar olmuştur. 6 sene boyunca lisanslı olarak basketbol oynadığım zamanlarda sürekli sakatlıklar yaşadım. Sakat sakat oynamaya başlamıştım. İnternetten ilginç tedavi yöntemleri bulmaya başladım. Bu işe ilgim arttı. Daha sonra masaj tedavilerini araştırıp yakın çevreme uyguladığımda, onlardan gelen olumlu eleştirilerle bu mesleğin bana uygun olduğunu düşünmeye başladım. Fizyoterapistliğin çalışma koşullarını tek tek araştırdım ve kendimle özleştirdim. Bu işin artılarını eksilerini önüme liste hâlinde çıkardım ve düşünmeye başladım. 5 dakika sonunda kararım kesindi, ben artık fizyoterapist olacaktım ve bunun için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Son yıllarda da artık Türkiye’de fizyoterapistlerin önü açılmış, gelir imkanları arttırılmış, diğer bütün gelişmiş ülkelerdeki çalışma haklarına sahip olmaları sağlanmıştır. Fizyoterapist olmak bir ayrıcalıktır, bu farkı ilerleyen zamanlarda daha iyi anlayacaksınız. Fizyoterapist maaşları şu an için çok iyi olabilir, ancak bu iş asla ve asla para için yapılacak bir iş değil. Tedaviler her zaman kısa süreli olmayabilir ya da kısa sürede her zaman istediğiniz sonuçları elde edemeyebilir, hedeflerinize ulaşamayabilirsiniz. Sabretmek, sabırla ve azimle çalışmak bu yüzden çok önemli. İnsanlarla iyi iletişime sahip, yardım etmekten hoşnut, sorumluluk sahibi, dikkatli, sabırlı, sevecen bireylerseniz fizyoterapi tam da size uygun bir meslek.

 

Tercihle ilgili merak ettikleriniz

 

YGS’de barajı aştım. Açıköğretim Maliye Bölümü’ne girebilir miyim? 

- Tercihler nasıl ve nereden yapılacak? YGS’de 140 baraj puanını geçtikten sonra ön lisans ve  Açıköğretim programlarını tercih edebilirsiniz. Açıköğretim  Fakülteleri’nin kontenjansız programlarından Maliye-İşletmeİktisat-Kamu Yönetimi-ÇEKO gibi programları tercih edebilirsiniz. Tercihlerinizi 25 Temmuz ile 5 Ağustos arası bireysel olarak veya ÖSYM Başvuru Merkezi aracılığıyla yapabilirsiniz.

 

Anadolu Teknik Lisesi 4176-Bilişim Sistemleri mezunuyum. Geçen sene MTOK kontenjanlarının az olması ve sınırlı üniversitelerde olmasından dolayı tercihlerimi sınırlı tuttum. Bu sene ise 322 puan aldım. Acaba MTOK olarak hangi yerleri ve bölümleri yazabilirim? Bilgisayar Öğretmenliği’ni nerelerden başlayarak yazmam gerekir? 

- Okuldan gelen ek puanlı puanım 388 (YGS-1) Danıştay Teknoloji Fakültelerine girişte YGS-1 puanı kullanılması uygulamasını iptal ettiği için bu yıl Teknoloji  Fakültelerine MF-4 puanıyla öğrenci alınacak. Ancak bu fakültelerde meslek liseleri için özel kontanjanlar mevcut. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği programını YGS-1  puanıyla tercih edebilirsin.

 

Kıbrıs’taki üniversitelerin Türkiyedekilerle denklikleri hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Diğer bir deyişle oradan aldığım diploma her yerde geçerliliğini koruyacak mı? 


- Arzulad


Kaynak : zeynepkitapcafe.blogcu.com


Kaynak : bitkiselbilgi.blogcu.com


Kaynak : sanliascitr57.blogcu.com


Kaynak : ahsar.blogcu.com

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!